Gemlik Beşiktaşlılar Derneği | Gemlik Kartalları

Araçlar
A+ R A- wide normal
Giriş Yap / Kayıt Ol
  • Skip to content
Gemlik Kartalları » AnaSayfa » Optik Başkan
  • Puan Durumu
  • Canlı Skorlar
  • İddaa Programı
  • Site Haritası
  • Ana Sayfa
  • Haberler
    • Duyurular
    • Basından
      • Beşiktaş Resmi Site
      • CNN Turk
      • Fanatik
      • Fotomaç
      • Haber 1903
      • Kartal Bakışı
      • LigTV
    • Köşe Yazarları
      • Alen Markaryan
      • Ali Ece
      • Cem Dizdar
      • Erdem Ulus
      • Güntekin Onay
      • Okay Karacan
      • Uğur Meleke
  • Beşiktaş JK
    • Tarihçe
      • Kuruluş
      • Renklerimiz ve İlk Rozet
      • Kara Kartallar Efsanesi
      • Beşiktaş ve Futbol
      • Savaş Yılları
      • Yeni Ligin Kuruluşu
      • İlk Yılda İlk Şampiyonluk
      • Beşiktaşımız'ın Kurucuları
    • Kadromuz
      • 1. Rüştü Reçber
      • 3. İsmail Köybaşı
      • 4. Manuel Fernandes
      • 5. İbrahim Toraman
      • 6. Tomas Sivok
      • 7. Ricardo Quaresma
      • 8. Veli Kavlak
      • 9. Hugo Almeida
      • 10. Bebe
      • 11. Mustafa Pektemek
      • 13. Roberto Hilbert
      • 14. Guti Hernandez
      • 15. Mehmet Aurelio
      • 17. Ekrem Dağ
      • 18. Necip Uysal
      • 19. Mehmet Akyüz
      • 20. Simao Sabrosa
      • 21. Burak Kaplan
      • 22. Ersan Adem Gülüm
      • 23. Holosko
      • 27. Sidnei
      • 28. Fabian Ernst
      • 55. Egemen Korkmaz
      • 66. Tanju Kayhan
      • 80. Muhammed Demirci
      • 90. Umut Kaya
      • 99. Cenk Gönen
      • 0. Rıdvan Şimşek
      • 0. Onur Bayramoğlu
    • Efsaneler
      • Yerli Efsaneler
      • Yabancı Efsaneler
      • Efsane Maçlar
    • Futbol Şeref Tablosu
    • Başarılarımız
    • İlkler
    • Kupalar
    • Başkanlarımız
    • Teknik Direktörlerimiz
    • İnönü Stadı
    • İstatistiklerimiz
  • Derneğimiz
    • Yönetim Kurulumuz
    • Amaçlarımız
    • Faaliyetlerimiz
    • Basında Biz
  • Etkinlik Takvimi
  • Resim Galerisi
  • Videolar
  • İletişim
Son Etkinlikler
30 Mayıs 2009 Gemlik'teki Şampiyonluk Coşkusu : Şampiyonluğa 1 Hafta Kala Derneğimizde Yapılan Toplantılarla Cumartesi Akşamı Yapılacak Şampiyonluk Coşkusu İçin Birçok Fikirler Ortaya...
24 Mayıs 2009 Beşiktaş - Galatasaray Maçı : Fenerbahçe Maçından 2 hafta Sonra olan Galatasaray Derbisine Tekrar 98 kişi ile 2 otobüs Kaldırıldı. Takımımıza Olan İnancımız ve De...
03 Mayıs 2009 Beşiktaş - Fenerbahçe Maçı : Bu Tarihe Kadar Olan Zamanda Gemlikteki Beşiktaşlılar Daha da Kenetlenip Şampiyonluk Yolunda Olan Takımımızın Derbi Maçında Destek İç...
04 Haziran 2009 Beşiktaş Engelli Futbol Takımı : 9. Gemlik Zihinsel Engelli Çocuklar Şenliği etkinliklerine katılan ekiplerin aralarında yaptığı futbol maçı zevkle izlendi. Amasya Be...
14 Nisan 2009 Karakartal Forum Gemlik :   Tribün Liderimiz ALEN MARKARYAN : "Bursa'nın bir ilçesi olan GEMLİK'te Bu kadar büyük Beşiktaş Sevgisini Görmek bizleri gurur...
15 Şubat 2009 Beşiktaş - Trabzonspor Maçı : Trabzonspor Maçına Birçok Gemlikli Beşiktaş Taraftarının ilgisi daha farklı organizasyonların olacağına işaret ediyordu. Bu Faaliyett...
Gemlik Kartalları Taraftar Grubu : 100. Yıl Şampiyonluğundan 2008 yılına kadar olan sürede gerek Beşiktaş Futbol Takımının kötü gidişatı nedeniyle gerek Kulübün Başkanlık...
11 Şubat 2009 Fulya Süleyman Seba Kompleksi Açılış... : Gemlik Beşiktaşlılar Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Beşiktaş Kulübü`nün en önemli projelerinden biri olan BJK Fulya Sül...
27 Kasım 2008 İnegöl Beşiktaşlılar Derneği : İnegöl'deki dernek açılışına yöneticiler Levent Erdoğan, Behçet Ümitlen, Şeref Yalçın, Halim Aydın ile Beşiktaş'ın eski futbolcular...
28 Temmuz 2003 Beşiktaş 100.Yıl Kutlamaları : Gemlik Beşiktaşlılar Derneği 100. yıl ve 2002-2003 lig şampiyonluğunu düzenlediği geceyle kutladı. Milton Aile Gazinosunda Gerçekleşt...
joomla templates

Optik Başkan

optik01

Vefat Edmeden Önce Abbasağa'da bi Foto:

optik02

 

Dededen Beşiktaşlı

1969 İstanbul Kadırga doğumlu Mehmet Işıklar. Babası Arap, annesi   Arnavut kökenli. Kendini bildi bileli Beşiktaş için olmuş deli. Aşkının   müsebbibi gençliğinde Beşiktaş’ın Taksim stadında oynanan hiçbir maçını   kaçırmayan dedesi. Dedesinin Mehmet’in üzerinde bıraktığı etki ömür boyu   silinmemiş, henüz 6 yaşındayken gittiği bir maçla başlayan renk aşkı   ise hiç eksilmemiş.

1974-75 sezonunda babasından yalvar yakar izin kopararak dükkanlarının   çırağı ile birlikte numaralıda izlediği ilk maçında, Beşiktaş Trabzon’a   yenilince küçük Mehmet başlamış ağlamaya. Yanındaki koltukta maç boyunca   cep kanyağı içip çikolata yiyen yaşlı bir adam susması için Mehmet’e   çikolata ikram etmiş ama nafile. Mehmet ikramı geri çevirmese de gönlüne   söz dinletememiş, gözyaşlarını dindirememiş. Ta ki yaşlı adam   Beşiktaş’ın büyük takım olduğunu, bir sonraki maçı kazanacağını   söyleyene kadar…

Ortaokulu Ortaköy Gaziosmanpaşa’da okurken Mehmet, tribünleri hiç ihmal   etmemiş. Kaşkolu boynunda, darbukası koynunda neredeyse her maçına   gitmiş Beşiktaş’ının. Sevilmek için sevmese, sevdiği kadar sevilmişte.   Tribünlerde adeta bir maskot haline gelmiş kalın siyah çerçeveli, şişe   dibi misali camları olan gözlüğüyle. O zamanda nüktedanmış Beşiktaş   tribünleri ve Mehmet’e ömrünün sonuna kadar adının önünde taşıyacağı   lakabı takmış: “Optik”

En Enteresan Öğrenci

Vakti zamanında aralarında ortaokul öğrencisi Mehmet’in de olduğu   tutkulu Beşiktaş taraftarları bazı maçlar öncesinde stat çevresinde   sabahlarlarmış. Mehmet’in annesi bu gecelerde telaş içinde oğlunu arar,   karşına çıkan taraftarlara bir hışımla “Mehmet’imi verin” diye   yakarırmış. O kadar insan içinde annesinin Mehmet’i, tribünlerin Optik’i   bulunur, kulağından çekilerek teslim edilirmiş annesine. Bir daha böyle   haylazlıklar yapmaması da sıkı sıkı tembihlenerek. Ama ne fayda,   “Optik” sevmiş bir kere. En fazla bir saat sonra tekrar evden kaçarak   katılırmış fanatik grupların eğlencesine.

Sabahlamayla sınırlı kalmazmış Beşiktaş’ı için yaptıkları. Deplasmana   kalkan otobüslerde usulca saklanırmış arka beşlinin ardına. Tribün   liderlerinden dayak yiyip evine gerisin geri gönderilmemek için, otobüs   az biraz yol aldığında çıkarmış ortaya.

Ortaokulu bitirince İstanbul’un gözde okullarından Kabataş Erkek   Lisesine kaydını yaptırmış ailesi biricik oğulları Mehmet’in. Lise   öğrencisi Mehmet ne yardan vazgeçmiş ne de serden. Beşiktaş’ını içerde   dışarıda desteklerken okulu da yarıda kesmemiş. Deplasman maçları   sonrası Pazartesi’yi pas geçse de, Salı’dan devam etmiş öğrenciliğine.

Kabataş Erkek Lisesi yıllığında arkadaşları onu şöyle anlatıyor:

“343 Mehmet Işıklar

Mehmet Işıklar, belki de, Kabataş tarihinin gelmiş geçmiş en enteresan   öğrencisidir. Koyu bir B.J.K taraftarıdır. Deplasmanlarda B.J.K’nın tüm   maçlarına gider. Bu arkadaşımız pek zeki olmasına karşın ders çalışmaz.   Genellikle derslerde uyumayı sever. Sınıfımızın en renkli simasıdır.   Neşe kaynağıdır. İlerde iyi bir ekonomist olacağına inandığımız bu   arkadaşımıza yaşamında başarılar diliyoruz.”

Vakitle birlikte tribünlerdeki etkinliği de ilerlemiş Optik’in. Beşiktaş   semtinde örgütlediği gençlerle birlikte Çarşı grubunu kurduktan kısa   bir süre sonra adı “Optik Başkan”a çıkmış. Böylece çocukluğundan beri   hayalini kurduğu tribün önderliğine de adım atmış.

Galatasaray Lisesi Öğretmeni

Liseyi bitirince Mimar Sinan Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı   bölümünü kazanmış. İkinci sınıftayken ailesine Tarih okumak istediğini   söyleyip tekrardan üniversite sınavına girmiş. Halihazırda bir   üniversitede okuduğundan puanı düşürülse de derece yaparak girmiş   İstanbul Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümüne. Taziye ziyaretine gittiğim   ailesinden öğrendiğime göre sene kaybetmeden birincilikle bitirmiş   Üniversite’yi.

Tüm bunlar olurken Beşiktaş’ını yağmur çamur demeden içerde dışarıda desteklediğini söylememe gerek var mı acaba?

Üniversite’yi bitirmesinin ardından bir ara akademisyenliği aklından   geçirse de lise öğretmenliğinde karar kılmış. Öğretmenlik öncesi stajını   ise kimselerin bilmesini istemediği bir yerde yapmış. Her gün okula   giriş ve çıkışlarda birileri görecek diye kaygı duyarmış. Çünkü her gün   gittiği lisenin adı Galatasaraymış!

Öğretmenlik stajını tamamladıktan sonra tayininin çıktığı Ankara Çubuk’a   tarih öğretmeni olarak gitmiş Optik. Çubuk Yatılı lisesinde girdiği ilk   derste kimin hangi takımı tuttuğunu öğrenip aklına not etmiş. İki yıl   sürdürdüğü öğretmenlik boyunca Galatasaray ve Fenerbahçelilere hakkını,   siyah beyaz renklere gönül verenlere ise gönlünden kopanı yani bir not   fazlasını vermiş Mehmet öğretmen. Takım farkı gözetmeksizin de ihtiyacı   olana cebindeki parasını.

Dayanamamış Hasretliğe

Bu iki sene boyunca ayrı düşmüş Beşiktaş’ından. Kimi zaman okuldaki   öğrencileriyle birlikte izlemeye gelse de aşkını, kesmemiş bu gelmeler   Optik Başkan’ı. Askerliğini İzmir’de tamamladıktan sonra bir daha   dönmemiş mesleğine. Ailesi “oğlum ilerde tayinin İstanbul’a çıkar dese   de” yetmemiş bu vaat, hasretinden çılgına dönen Mehmet’e. Vurmuş kendini   semtine. Serencebey’e, Balık pazarına, Köyiçine.

Sonrası yürek burkan, gözleri bir dolduran bir hikaye. Akılla değil   kalple yapılan bir tercihin bedeli. Öğretmenlikten eski mesleği tribün   liderliğine dönen yakışıklı bir holiganın meşum kaderi. Ailesi üzülse   de, tribünler ve belki de en çok başıboş hayvanlar sevinmiş altın kalpli   holiganın dönüşüne. Sahipsiz sokak köpeklerine kimlik kartı çıkartan,   onların karınlarını doyuran güzel bir adammış. Ölmeden beş gün önce   cezaevinden elinde iki küçük kediyle çıkmış ve arkadaşlarının   söylediğine göre evine gitmeden önce onlara ev aramış Optik Başkan.   Yalnız köpeklerin değil, durumu yettiğince cebinde parası olmayan   herkesin yardımına koşmuş “Son Holigan”. Durumu daha iyi anlamak için   gelin İnönü’de sık duyulan şu tezahürata kulak verelim.

“Sabahtan beri hiçbir şey yemedik..

Karnımız acıktı bizim..

Optik Başkan bize yemek ısmarlasana...

Parasını alırsın sonra.”

optik03

Her Yanda Başka Bir Anı

Sol görüşlü olduğu herkesçe bilinen, Çarşı grubuna fikirleri ile yön   veren, sıradanlığı bile sıra dışı olan bu enteresan adamla İnönü’ye yolu   düşen herkesin neredeyse bir anısı var.

optik04

Kimisi, o dönem iskeleti Beşiktaş’ın as oyuncularından oluşan Türk Milli   Takımı’na karşı yedeklerle sahaya çıkan Beşiktaş’ı desteklemesini   anlatıyor, kimisi Kazan’ın önünde öfkeli kalabalık tarafından   tartaklanan Fenerbahçe formalı genci kurtarıp, cebinde parası olmadığını   öğrenince cebine para koyup taksiyle oradan uzaklaştırışını.

Bu anılardan en ilginci “guybrush threepwood” adlı Ekşi Sözlük yazarının   yaşadığı.. Bu satırları Tempo Dergisinde Cem Dizdar da yazmıştı. Ben de   aynen aktarıyorum..

“Yıllar önce bir arkadaşımın, ‘Gel lan maça gidelim’ demesi ile   Beşiktaşlı olmadığım halde İnönü’ye gittim. Kapalıda güzel bir yere   konuşlandık. Önümde bir adam var. Belli sevilen biri, arkadan laf   atıyorlar, gelen selam seviyor, geçen selam veriyor. Koca bir ilk yarı   boyunca muhabbet ediyoruz. Futbolculardan başlayan muhabbetimiz çok   farklı konularda devam ediyor.İlk yarı sonuna doğru ‘Bir zamanlar biz   Alen’le iki kişi inletirdik bu stadı, şimdi on kişi var beceremiyor’   deyince, anlıyorum amigolardan bir kendisi. Neyse yarı bitiyor, ‘Kusura   bakma arkadaşım, geliyorum birazdan’ diyor. O sıra bir adam geliyor   tribüne, kucağında 3-4 yaşlarında bir çocuk. Çocuk siyah beyaz Beşiktaş   armalı eşofman giymiş, kafasında Beşiktaş armalı şapka, sırtında da bir   Beşiktaş çantası. Yanakları ağlamaktan al al olmuş, babasının kucağında.   ‘Optik’i gören oldu mu?’ diye sordu adam. O sıra anladım biraz önce   muhabbet ettiğim adamdan bahsettiğini.’Buradaydı ağabey’ dedim ‘Gelir   birazdan’. Arkadan bir sordu.’Hayrola ağabey?’ diye. ‘Ya evde   seyredecektim maçı, başladı ağlamaya çocuk,’Optik Optik’diye.. Kalktım   maça getirdim’ dedi adam.’Yok artık o kadar da değil’ diye düşündüm ben.   Tesadüf, ölüm haberini aldıktan sonraki ilk tepkim de aynı oldu. O   çocuk belki 11-12 yaşında şu an ve belki en çok ağlıyor yine.” Yazısını   ise şu cümleyle bitirmiş ‘guybrush threepwood’:

“İkinci yarıyı, kucağında o çocukla izledi Optik”

Ve Hataları...

Hiç mi yanlış yapmamış peki Optik Mehmet ömrü hayatında, ne de olsa bir   amigo değil mi eninde sonunda, amma da abarttın ha diyenlere vakti   zamanında uyuşturucu kullandığını ve hapiste bu nedenle yattığı   söyleyeyim. Ayrıca Optik Başkan tribün kavgalarının zirve yaptığı   dönemde bir çok olaya da karışmış. Yakın arkadaşlarından Ayhan Güner’in   anlattığı bir anıyı nakledeyim.

“Bir gün barda oturuyoruz. Yanımıza emanet almamışız aniden baskın yedik   Fenerlilerden. Üzerine kılıçla gelen Fenerliye baktı. Bir sağına elini   attı, bir soluna elini attı baktı ki boş… Boynundaki zinciri koparıp   öyle meydan okudu elinde kılıçla gelen herife. Tam bir efsaneydi. ”

Lakin yaptığı hatalara rağmen bu dünya da hoş bir seda bırakıp gittiğini   de eklemeden geçmeyelim. Her tribün emekçisini çapulcu zannedenleri boş   verelim ve Optik Başkan’dan incilerle yazıyı bitirelim.

-Beşiktaş dışında özel hayatım yoktur.

-Sen babadan kalma miras değil, doğacak çocuğuma borcumsun, canım Beşiktaş’ım!

-Ben Beşiktaş’ı Ali Veli için sevmiyorum, onların hepsi gidicidir ama ben tribünde kalıcıyım

-Benim adım Optik Başkan on bin tane deplasmana gittim.

Hasılı kelam Allah taksiratını affetsin Optik Başkan.

Rahat uyu yufka yürekli Holigan


Biri cikip gelse hersey yalan dese

Bu kapali sensiz mezar olur bize

Gittigin yerlerden yer tut Optik Baskan

Unutmayacagiz seni SON HOLIGAN

optik05

 

ALEN MARKARYAN

Mehmet'imi Verin

Geberiyorum diye haykırmak istersin ya kahrından, hani soğuk bir duş   alırsın ateşler içinde. Ve mazi film şeridi gibi geçer önünden. Sonra   gözünün kıyılarında yaşlar birikir fütursuzca. Ve titreme gelir   vücudunun her yanına. Bütün mazi, her hatıra bedenine saplanan bir   mermidir aslında. Kapatırsın gözlerini, delik deşik olmuşsundur. En   garibi de hiç kan akmaz vücudundan. İşte o koyar adama. Sevda   ambarlarının en dolusuydu. Ilıman motifli bir hasretin en ince sesiydi   belki de. Hoyrat geçen gecelerin yenilmez tribünlerinde hepimizin   optiğiydi. Gecenin sessiz karanlığını bir acıklı ses bozardı bazen.   "Mehmetimi verin." "Anne" derdik. "Bu kadar adam içinde nereden bulalım   şimdi 'Optik'i. Şeyy Mehmet'i." Sesimiz titrerdi konuşurken. Çünkü Optik   denmesini istemezdi oğluna. Tamam anasının 'Mehmet'iydi ama bizim de   biricik 'Optik'imizdi. Dünyamız Beşiktaş etrafında dönerken, tam   göbeğimizden canı canımızdan bir edebiyat öğretmeni çıkartmanın gururunu   taşıdık o dönemlerde. Optik öğretmen olmuştu Ankara'da. Lakin   Beşiktaşsızlık ona göre değildi. İstanbul hasret, Beşiktaş gurbetti onun   için. Ve döndü. Uzun bir kitap gibi anlatmak ister aslında. Sayfa sayfa   ağlarsınız. 'Optik başkan' yine gitti. Duramadı durduk yerde ve yine   siyahını seçti Beşiktaş'ın. Ah be çocuk bugün sezonun merhabasındaydık.   Hani hindi baba vardı menüde. Hani omuz omuzaydık ya artık. Neyse... Ne   'Optik' biter anlatmakla ne de onun için bu yazı.

  • Beşiktaş JK Resmi Sitesi
  • Forza Beşiktaş
  • Diğer Dernekler
  • Gemlik Belediyesi
  • Gemlik Körfez Gazetesi

kizilay

kartalyuvasi

kartalcell

kartalnet

Yok

Şu anda 4 konuk çevrimiçi

JoomlaWatch 1.2.12 - Joomla Monitor and Live Stats by Matej Koval
© 2000-2011 Gemlik Beşiktaşlılar Derneği | Gemlik Kartalları. Tüm Hakları Saklıdır.
Mobile Version
Follow @gemlikbjk








Bağlan
Bağlan
Kullanıcı Adı/Şifremi Unuttum?
Kayıt Ol